SOKAK ÇOCUĞU KİMDİR ?
24 Saat sokakta yaşayan, ailesiyle ilişkileri kopuk olup geçimini
sokaktan sağlayan, zaman zaman suça bulaşıp zaman zaman tiner bali gibi uçucu
maddeler kullanan ya da bunlara gereksinim duyan, sokağın özgür ortamını mekan
edinen çocuklardır.Bu çocukların aile , okul, çocuk kurumları gibi kendine
karşı sorumluluğu olan kişi yada kurumlarla hemen hemen hiç temasları
bulunmamaktadır. Çeşitli nedenlerle evden kaçmış, aile ve toplumla olan bağları
tamamen kopmuş olan bu çocuklar komünler halinde, kendilerine özgü kurallarıyla
köprü altı yaşamını seçmiştir.Yaşamı ve/veya yaşam kaynakları için sokak
onların 24 saatlik meskenleridir.

Sokakta Çalışan Çocuklardan Farkı
Nedir ?
Sokakta çalışan çocuklar ailesinin geçimine katkıda bulunmak yada
kendi masraflarını karşılamak için günün bir bölümünde sokakta çalışan, gecenin
erken yada geç bir saatinde evine dönen çocuklardır.Mendil-sakız-su-kart
satanlar, ayakkabı boyacılığı yapanlar, kırmızı ışıkta araba camı silenler,
sabit noktalarda dilencilik yapanlar... v.s buna örnektir.Genelde tiner, bali
ve benzeri madde bağımlılıkları yoktur. Bu çocukların aile ilişkileri bir
şekilde sürmektedir.
Hangi Tehlikeler İle Karşı
Karşıya ?
Şiddet, fiziksel ve cinsel istismar, başkaları tarafından suç
işlemeye zorlanmak, yanma-yaralanma, kronik-tehlikeli bulaşıcı hastalıklara
yakalanma, bakımsızlık sonucu oluşan sendromlar, kaçırılma, öldürülme.
Uçucu Maddelere Neden Gereksinim
Duyarlar ?
Sokaktaki şiddete karşı durabilmek ve dayak yediklerinde acı
hissetmemek, sokaktaki soğuğa dayanabilmek, yaşadığı zorluklara karşı bedensel
ve duygusal güç oluşturabilmek yani kendilerini güçlü ve cesaretli
hissedebilmek , halüsinasyonlar görüp güzel şeyler hayal edebilmek ve utanma
duygularını yok ettiği için rahatlıkla başkalarından yemek isteyip,
dilenebilmek ve özgürce konuşabilmek için uçucu maddelere gereksinim duyarlar.
Bunun dışında, sokaktaki grupların ortak yaşam biçimine ayak uydurarak gruba
kendini kabul ettirebilmek, tiner-bally gibi maddelerin ucuza kolayca
bulunabilmesi de diğer başka etkenlerdir.

SOKAKTA ÇALIŞAN VE YAŞAYAN
ÇOCUKLAR ÜZERİNE ARAŞTIRMA
İzmir ve
Ankara sokaklarında çocuklarla yapılan alan araştırmalarının sonuçlarını
birbirleriyle karşılaştırarak aşağıdaki şekilde özetlemek mümkündür.
Çocukların çoğu ergenlik öncesi ya da ergenliğin ilk döneminde
bulunmaktadır.İzmir örnekleminde en büyük yığılma (%46) 11-15 yaş grubunda,
Ankara’da ise 13-15 (%57) yaş grubundadır.Her iki kenttede 8-10 yaşları
arasında bir çok çocuğun da sokakta çalışmakta olduğu görülmüştür. Yine iki
kentte de çocukların %15 kadarı sokakta çalışmaya sekiz yaşından daha küçükken
başlamış olduklarını belirtmişlerdir. Sokakta varoluşun bu kadar erken yaşlarda
başlamakta olması, bu çocukların sokakta karşılaştıkları tehlikelerle ilgili
ileride değineceğimiz bulgularla birlikte değerlendirildiğinde, alınması
gereken önlemlerde gecikilmemesi gereği daha iyi anlaşılmaktadır.
Çocukların çoğunluğu %82-89 parçalanmış ailelerden gelmektedir.
Ebeveynlerin eğitim düzeylerinin çok düşük olduğu görülmüştür.Babalarının büyük
çoğunluğunun ilkokul mezunu ya da ilkokuldan terk oldukları, annelerin yarıdan
fazlasının ise hiç okula gitmedikleri dikkati çekmiştir.
Annelerin %90 dan fazlasının ev dışında çalışmadıkları
belirtilmiş.Babaların %44’ününde halihazırda işsiz olduğu anlaşılmıştır.
Ailelerin sahip oldukları çocuk sayısının çok yüksek olduğu görülmüş.İzmir
için %43 ünün 4-6 çocuk, %26 sının ise 6 çocuktan fazlasına sahip oldukları
görülmüştür.
Çocuklara sokakta bulundukları sürelerde fena muamelelerle karşılaşıp
karşılaşmadıkları sorulduğunda , fiziksel, duygusal istismara uğradıklarını
söylemişlerdir.Genel olarak kimler tarafından istismar edildikleri sorulduğunda
ise ilk sırayı büyük çocuklar almaktadır.Çocukların çoğunluğu şiddetle
karşılaştıklarında akranları tarafından korunduklarını söylemişlerdir.
Birbirlerine para verdiklerini, bir kısmı da( %30) paraya ya da yiyeceğe
ihtiyaçları olduğunda, zaman zaman çevredeki esnafa başvurduklarını ve destek
gördüklerini söylemişlerdir.
SOKAK
HİKAYESİ (SOKAK KANUNLARI)
Özellikle büyük şehirlerde sokakta tek başına yaşamak
çeşitli tehlikeleri yüzünden çok zordur. Bu sadece sokak çocukları için değil
sokakta yaşayan gençler, sokak adamları ve sokak yaşlıları için de geçerlidir.
Sokakta tek başına yaşamanın tehlikelerinden uzak kalmak için çocuk ve gençler
kendi aralarında belli gruplar oluşturarak güç birliğine giderler. Bu güç
birliğinde belli bir hiyerarşik yapı vardır. Bu hiyerarşik yapı içersinde
kendine özgü kuralları olan yapıya biz sokak kanunları diyoruz.Çocuklar
kazandıkları her şeyi grup içinde paylaşırlar., Ailelerine teslim edilmek
istemedikleri için çocuk ve gençlerin üzerinde nüfus kağıdı yoktur ve aileleri
ile ilgili gerçek bilgileri saklarlar. Birbirlerine gerçek isimleri ile değil
lakaplarıyla hitap ederler. Örneğin; Adanalı, Kıllı, Kara Murat, Kolsuz
Kahraman, Topi, Karga, Çene...v.b. Başkalarının duymasını yada anlamasını
istemediklerinde kendi aralarında kuş dili konuşurlar Aralarındaki kavga ve
yaralanma gibi olayları kesinlikle emniyete aksettirmeden kendi aralarında
hallederler. Bıçak ve diğer kesici maddelerle yapılan yaralamaların tedavisini
kendi yöntemleriyle tedavi yolunu seçerler.
Kendileri dışında başkalarına kolaylıkla güvenmezler. Grubun lideri ve
yardımcıları vardır. Kurallar katıdır ve uygulanır. İspiyonculuk en büyük
suçlardan sayılır. Küçük ispiyon olaylarında dayak söz konusudur.
Tekrarlanmaması için gözdağı verilir. Orta ispiyon olaylarında dayak atılır ve
gruptan kesinlikle ihraç edilir. Gruptan atılmak büyük bir cezadır, çünkü
gruptan ispiyon nedeniyle atılanlardan diğer grupların hemen haberi olur ve onu
aralarına kabul etmezler.Bu da sokakta tek başına kalmak gibi çok güç bir
durumu beraberinde getirir. Gruplar ve kişiler kendi gücünü, mesafelerini,
nasıl davranılması gerektiğini gayet iyi bilirler, çünkü cezalarının da ne
olduğunu iyi bilirler. Basitte olsa her suçun bir cezası vardır ve kesinlikle
uygulanır. Büyük ispiyon olaylarında , kaza süsü verilmiş ölümler meydana
gelebilir.
BİR SOKAK ÇOCUĞUNUN KISA YAŞAM HİKAYESİ
Benim evden
kaçmamın sebebi, ben doğduktan 27 gün sonra benim babam vefat etmiş ve ben 3
aylıkken annem beni babaanneme ve dedeme bırakıp babasının evine gitmiş, bunun
üzerine tabii beni de amcalarım sabah ilkokula, öğleden sonra sakız satmaya
veya boyacılığa gönderiyordu ve akşam eve bazen parayla gelmediğim zaman dayak
yiyor ve o da yetmiyormuş gibi birde tüm akrabalara kötülüyorlardı ve bazen
babaannem ablamı dövdüğü için dövme dedim diye defalarca dayak yediğimi
bilirim. Zaten ağabeyim dayanamayıp evden kaçmıştı bile ve ben de azda olsa
ondan etkilenerek kaçmaya karar verdim.İstanbul’a geldiğim zaman ağabeyimi
bulur çalışırız diye düşündüm, meğer ağabeyim benden önce batmışta benim
haberim yokmuş.Tabii haliyle ben de sokakta kalmaya başladım ve yapmak istediğim
şeylerin hepsini yapamadım belki ama beni en çok mutlu eden olay sokakta geldi
başıma.Yani geldiğim bu yaşa kadar beni en çok mutlu eden sevindiren olay bir
gün sokakta geldi başıma ;
kaldığım süreç içerisinde İzmir’e gitmeye karar verdim ve İzmir’e gittiğim
zaman ne bir tanıdık ne bir arkadaşım vardı. Ve orda bir halk topluluğu gördüm
ve oraya doğru yürümeye başladım. Orada bulunan birine sordum ve oranın bir
sirk olduğunu öğrendim, herkes kuyruğa girmiş bilet alıyordu ve ben de o
kuyruğu takip ederek ilerledim.Sıra bana gelince cebimdeki paranın kısıtlı
olduğu aklıma geldi ve adama sordum,’kaç para ağabey bilet?’ Bir buçuk milyon
dedi, ve ben de bir bilet istedim, ‘ön taraftan olsun lütfen’ dedim.ve adam da
‘sana o fiyata bilet veremem’ deyince haliyle ‘ön taraf kaç para’ dedim ve
söylediği fiyat benim
işime gelmiyordu.ve birden arkamdan biri ‘bir dakika yeğenim’ dedi ve bana
hafiften gülerek gişedeki adama ‘iki tane bilet verir misin ? , biri ön
taraftan olsun lütfen’ dedi ve beni çağırarak bana o bileti verdi ve o adama
sorduğum zaman 6 senedir ceza evindeymiş ve o gün cezası İzmir Buca cezaevinde
bitmiş, o da benim gibi topluluğu görüp gelmiş ve bana söylediği her üç laftan
biri (BELA OLMA, SANA GELEN BELADAN UZAK DUR) ve anladım ki o adam hayattan az
veya çok,bilemem ama, bir ders almış.

Köpekler hayatlarının
vazgeçilmez parçası

Sokakta yaşamak sürekli olarak şiddeti de
beraberinde getiriyor
|

Kadir vücudunu jiletle
kestikten sonra hastanede tedaviyi reddediyor
|
|
|
|

Aşırı dozdan hayatını
kaybeden Okan'a son görev yerine getiriliyor
|
|
|
Etiketler: