ERGENLİK DÖNEMİ I
Havighurst’a göre Ortaöğretim ergenlik
dönemindeki öğrenciler aşağıdaki psiko-sosyal durumdadırlar. Öğretmenlerimiz,
öğrencilerin içinde bulundukları bu zihinsel durumu dikkate alarak
eğitim-öğretim faaliyetlerini düzenlemelidirler.
1-
Sosyal davranışları geliştirmeye devam etme
2-
Bir yetişkin erkek yada kadın sosyal rolünü edinme
3-
Yetişkinlerden bağımsız , kendi duygusal özerkliğini elde etme.
4-
Bir mesleğe doğru yönelip , hazırlanmaya başlama
5-
Evliliğe ve bir aile kurmaya hazırlanmaya başlama
6-
Toplumsal sorumluluklar almaya istekli olma ve toplumsal görevlerini
yerine getirebilme
Kalıtım, çevre ve zaman etkileşiminin yanı sıra gelişimde
önemli olan üç temel ilke daha bulunmaktadır. Bu ilkelere göre ;
a)
gelişim yordanabilir bir sıra izler
b)
gelişimde bireysel ayrılıklar bulunmaktadır
c)
yaşamın değişik dönemlerinde farklı türden gelişmeler önem
kazanmaktadır.
1-
ERGENLİK
DÖNEMİNDE
BEDENSEL BÜYÜME VE
GELİŞME
Çocukluk döneminde göreceli olarak yavaşlayan
bedensel büyüme ve gelişme , ergenlik döneminde yeniden hızlanarak , bu dönem
sonunda yetişkinlikteki yapısına ulaşır.
Genç için hızlı bir
gelişim sürecine giren ergenlik dönemi, oldukça çalkantılı bir dönemdir.
Gençler ne “yetişkin” ne de “çocuk” olarak kabul edildikleri bu geçiş dönemine
uyum sağlamakta güçlük çekerler. 11-12 ile 17-18 yaşları arasında kaplayan
ergenlik döneminde fizyolojik ve hormonal değişiklikler kendini gösterir.
Cinsiyet hormonların salgılamaya başladığı ve bu hormonların vücuttaki öteki
hormonlarla birleşmesi , kemik ve kaslardaki büyümeyi hızlandırır. Kızlarda
ergenlik dönemine girildiğinin belirtisi, adet kanamasının görülmesidir. Bu
duruma göğüslerdeki büyüme de eşlik eder. Erkeklerde ise kızlardaki gibi
ergenlik döneminin başlamasının açık bir belirtisi bulunmamaktadır. Ancak vücutta
kıllanmanın , cinsel organlarda büyüme ve sperm üretiminin başlaması , ergenlik
çağına geçiş işaretleri olarak kabul edilmektedir. Ortalama olarak , ergenlik
dönemine kızların 11-13 , erkeklerin 13-15 yaşları arasında girdikleri kabul
edilmekle birlikte , bu dönemin kesin sınırları yoktur. Kuramsal olarak
dönemin ortalarına gelindiğinde kızların hemen hepsi , erkeklerin ise büyük bir
kısmı ergenliğe ulaşırlar. Ergenliğe ulaşma yaşına bağlı olarak bedensel
görünüm de değişikliğe uğramaktadır. Ergenlik öncesi çocuk görünümündeki
bedensel yapı ergenlik sonrası bir yetişkin görünümüne sahip olur. Kızlar ,
genel olarak erkeklerden daha önce ergenlik dönemine girdiklerinden , 11-12
yaşlarında boyca ve kiloca erkekleri geçerler. Ancak 16 yaşlarına varıldığında
, durum yine eski haline döner ve erkekler kızlardan daha uzun ve ağır olur.
Geç ya da Erken Olgunlaşma
Ergenlik çağında oldukça hızlı
olan bedensel gelişim hızı bazı bireysel farklılıklar gösterir ve aynı
yaşlardaki gençlerin fiziksel görünüşlerinden büyük farklılıklara yol açabilir.
Bu dönemde gençlerin dış görünüşleri , benlik algılarını büyük ölçüde etkiler.
Özellikle orta son , lise birinci sınıflardaki öğrencilerin fiziksel yapıları
arasında büyük farklılıklar göze çarpar. Aynı yaşlardaki öğrencilerin bazıları
uzun boyları , gelişmiş yapılarıyla bir yetişkin görünümün delerken ; bazıları
çelimsiz yapıları , kısa boyları ile bir ilkokul öğrencisi görünüşündedirler.
Gerçekten de ortaöğretim kurumlarının dışında hiçbir okulda , aynı yaşlardaki
öğrenciler arasında , böylesine çarpıcı farklılıklar dikkati çekmez.
Aynı yaşlardaki
gençlerin , fiziksel gelişme açısından birbirinden büyük farklılıklar
göstermeleri onları nasıl etkilemektedir. ?
Bu soru birçok psikoloğun dikkatini çekmiş ve
araştırma konusu olmuştur. Bu konuda yapılan araştırmalardan elde edilen genel
bulgu, “beden imgesi”’nin yani bireyin kendi bedenini algılama biçiminin , geç
yada erken olgunlaşmaya bağlı olarak , kızları ve erkekleri farklı biçimlerde
etkilediğini göstermektedir. Söz konusu araştırmalar ile ilgili bulgular şöyle
özetlenebilir. ( Biehler ve Snowman 1983; Sprinthall ve Sprinthall, 1977)
·
Erken olgunlaşanlar (EO) ile geç genç olgunlaşanlar (GO) arasında
zeka bölümü ve sosyal ekonomik düzey açısından anlamlı bir farklılık bulunamamıştır.
Bununla birlikte üst sosya ekonomik düzeyden gelen ve yüksek zeka bölümüne
sahip çocukların daha erken olgunlaştıklarını gösteren bazı araştırma bulguları
da bulunmaktadır.
·
EO erkek çocuklar , akranları tarafından daha çok ilgi görmekte
ve lider olarak kabul edilmektedirler. Daha dışa dönüktürler, karşı cinsle daha
fazla ilgilidirler ve kültürel normlara daha kolay uym sağlarlar. ( Ancak bu
özellikler alt sosyal ekonomik düzeyde , orta ve üst sosyo ekonomik düzeye
oranla daha yaygındır. )
·
GO erkek çocukları yaşıtları arasından pek popiler değillerdir.
Ancak daha enerjik ve hareketlidirler. Dikkatleri üzerine toplayacak türden
davranışları da daha sık gösterirler.
·
EO kız çocuklarını , yetişkinlik dönemlerinde yaşıtları ile
karşılaştırdıklarında daha çekingen oldukları gözlenmiştir. Sosyal ve kişisel
özellikleri açısından da ortalama düzeyin altında bir görünüm
sergilemektedirler. Ancak orta ve üst sosyo ekonomik düzeyden gelenlerin , alt
sosyo ekonomik düzeydekilere oranla kendilerine olan güvenleri daha fazladır.
·
GO kız çocukları kendilerine daha güvenli , daha dışa dönük ve
yaşıtları arasında daha fazla benzerlik göstermektedirler.
1-
Bedensel
Yapıların Ergenler Üzerindeki Etkileri
Ergenlik çağındaki gençlerin
yaşadıkları evlerin çoğunda dikkati çeken tartışma konularından biri ,
gençlerin ayna önünde geçirdikleri zamandır. Sürekli dış görünüşü inceleyerek
saatlerce saçına şekil vermeye çalışan , yüzündeki sivilceyi örtmek için
uğraşan gençlerin benzer davranışları , ailenin diğer üyelerinin zaman zaman
sabırlarını taşırarak öfkelenmelerine neden olur.
Ergenlik
döneminde ortaya çıkan düşünce sisteminde ve duygusal yapıdaki değişikliklere
bağlı olarak gençler dikkatlerini kendi üstlerine , öteki dönemlere oranla çok
daha fazla yoğunlaştırırlar. Çevrelerindeki hemen herkesin de kendileriyle
ilgilendiklerine inanırlar. Onlara göre giysilerindeki bir uygunsuzluk ,
görünüşlerindeki bir değişiklik çevrelerin hemen dikkatini çekecektir. Ergenlik
çağına has bu “ben merkezci” düşünce yapısı beraberin, ergenlik çağındaki
gençlerin az ya da çok hemen hepsinde gözlenen , dış görünüşlerinin yeterince
iyi olmadığına ilişkin kaygıları da getirir. Önceki gelişim dönemlerinde pek
şikayetçi olmadıkları boyları , kiloları ciltlerindeki bozukluklar gibi birçok
şeyden yakınmaya başlarlar. Ergenlik döneminde , çocukluk dönemlerinde
rastlanmayan bir hızla beden yapısındaki oranlarda , dış görünümünde
değişiklikler ortaya çıkar. Ana-babaları , öğretmenleri kendilerine karşı uygun
tutumlar gösteren ergenlik çağındaki gençler , kendilerinde olan değişmeleri
kolayca kabullenebilirler. Ancak gençlerin hepsi çevrelerindeki yetişkinlerden
destek almaya aynı şansa sahip değillerdir ve bedenlerindeki hızlı değişme ayak
uydurmakta güçlük çekerler. Bazıları “ çevre tarafından kabul edilebilmek için,
en önemli şey dış görünüştür” gibi hatalı düşüncelere kapılırlar. Kabul görmek
için , dış görünüşlerini , reklamlarda , filmlerde , gençlik dergilerinde
gördükleri yada akranları arasında popüler olduklarını düşündüklerini modellere
benzetmeye çalışırlar. Bununla birlikte bu çaba genellikle geçicidir; gençlerin
çoğu ergenlik dönemlerinin sonlarına doğru ben merkezci düşünceden de
sıyrılmalarına bağlı olarak ve göreceli olarak daha bağımsız ve daha tutarlı
bir dış görünüşü benimsemeye başlarlar.
Olumlu bir beden imgesi geliştirmek
oldukça uzun bir zaman ve deneyim gerektirmektedir. Ergen , değişik kalıp ve
tutumları deneye deneye , çocuklardaki kimliğinden daha farklı bir benlik
kavramı geliştirmeye başlar.“Bireyin kendisi, fiziksel ve sosyal çevresiyle
olan etkileşimleri sonucu sahip olduğu kendine ait birtakım duygu, değer ve
kavramlar sistemi” olarak tanımlanabilecek benlik kavramının, birey tarafından
olumlu olarak algılanmasının ve algılanan benliğin kabul edilmesinin ruh
sağlığı üzerindeki önemli büyüktür.( Kılıçcı, 1989 ) Olumlu bir benlik
kavramına sahip olmada beden imgesinin olumlu olmasının da önemi büyüktür.
Yapılan araştırmalar kızlarda
fiziksel olrak çekici olma ; erkelerde atletik bir vücut tapısı ile olumlu
benlik algısına sahip olma arasında olumlu ilişki olduğunu göstermektedir. ( Lerner ve Karabenick, 1974 )
Olumsuz bir beden imgesine sahip olan , örneğin çok kilolu ergenler , olumlu
bir benlik geliştirmede sorunlarla karşılaşmaktadırlar.
Olumsuz bir beden imgesi , yani
gencin kendini güzel / yakışıklı olarak algılamaması , benlik kavramının da
olumsuzluğuna yol açmaktadır.?
Bu soruya verilebilecek bir yanıt “
bu durumun nedeni gençlerin dış görünüşünden değil, davranışlarının niteliğinden
kaynaklanmaktadır.” Biçiminde başlayabilir. Gençlerin dış görünüşlerinden
değil, davranışlarının niteliğinden kaynaklanmaktadır” biçiminde başlayabilir.
Gençlerin dış görünüşlerini beğenmemeleri dış görünüşleri yüzünden “alay
edilecekleri” korkusuyla arkadaş gruplarına katılmaktan kaçınmaları, bir süre
sonra onların arkadaş grupları tarafından da unutulmaya başlamalarına yol
açabilir.
Ancak genç artık
aranmamaya başlanmasını, davranışlarına değil de dış görünüşüne bağlayabilir.
“Dış görünüşüm nedeniyle hiç kimse benden hoşlanmıyor, bu yüzden beni
aramıyorlar” biçimindeki mantıkdışı / irrasyonel bir düşünce biçimi,
beraberinde başka bir mantık dışı düşünceyi getirebilir. Genç “hiç kimse benden
hoşlanmıyor, beni sevmiyor , o halde ben sevilmeye değer bir insan değilim..”
biçimindeki yanlış sonuçlara varabilir. Böyle hatalı bir mantık işleyişi ,
bireyin kendini değersiz olarak görmesi sonucuna yol açabilir. Böylece de
benlik kavramının olumlu olması güçleşir. Aslında temelde olumsuz beden
algısından kaynaklanan “reddedilme korkusu” bazen çok ciddi boyutlara ulaşarak
, gencin tamamiyle içine kapanıp , bütün sosyal etkinliklerden kaçınmasına
kadar uzanabilir.
Orta Dereceli Okul Öğretmenlerine Öneriler
Her gelişim döneminin beraberinde
getirdiği , organizmanın uyum sağlamasını ve özümsemesini gerektiren
değişiklikler vardır. Uyum sağlanması gereken değişiklikler , ergenlik
döneminde en üst düzeye ulaşır. Bu dönemde gencin gencin çevresindekilerden
destek sağlanmaması kendisinde oluşan değişiklikleri özümlemesini zorlaştırır.
ERGENLİK II
Ergenlik döneminde
fiziksel değişme ve gelişmelerin hızlı olduğu vücut hatlarının netleşmeye
başladığı ,yine vücudun kıllanmaya başladığı, duygusal yaşantıların
yoğunlaştığı bir ara dönemdir. Kendi kendine ben kimim, kime benzemeliyim,
başkalarına nasıl görünmeliyim gibi sorular sorduğu dönemdir.
Ergenlik döneminde başarılması gereken gelişim görevleri:
1)
Cinsel rolü kabullenme : ona göre davranışlar geliştirme
2)
Duygusal bağımsızlığını kazanma , kendi başına karar verebilme
3)
Arkadaşlık yeteneklerini geliştirebilmesi
4)
Çatışan değerleri uzlaştırma
5)
meslek seçimini yapabilme
6)
öz kimliğine ulaşabilme ve bunu
kabullenme
Ergenliğin ilk yıllarında birey ne çocuktur nede
gençtir. Ergenliğin ilk yıllarında kişi çelişkili tutarsız davranışlar ortaya
koyarken ergenliğin son yıllarında daha tutarlı ve belirgin davranış
örüntüleri geliştirmeye başlamıştır. Eğer bir kimse bebeklik çağından
başlayarak ergenlik yıllarına kadar getirdiği kişilik yapısında temel güven
duygusu yerine suçluluk, başarı yerine yetersizlik duygusuyla yoğrulmuş bir
benlik geliştirdiyse bu yapı ergenlik çağının doğal bunalımları sırasında çok
fazla zorlanacaktır.
Ergenliğin ilk
yıllarında anne ve baba çocukları hakkında genellikle şöyle konuştukları
görülmüştür. Asi ve hırçın, evde huysuz, durgun ,dalgın, sorumsuz, kendi başına
buyruk, alıngan, karamsar vs.
Bu olumsuz
davranışlar benlik yapısının bir zorlama karşısında bulunduğunu göstermektedir.
Bu
zorlanmaların daha çok bağımsızlığa duyulan gereksinmenin artışından ve cinsel
uyanıştan kaynaklandığı söylenebilir.
Vücut enerjisinin
büyük bir kısmını cinsel büyüme ve olgunlaşmaya sarf ettiğinden ergenin büyük
bir kısmını cinsel büyüme ve olgunlaşmaya sarf ettiğinden ergenin dengeli
beslenmesi gerekir. Ergende açlık dürtüleri sık hissedildiğinden bunu bastırmak
için abur cubur yeme eğilimi artmaktadır. Bazı çocuklarda ergenliğin ilk
yıllarında yüz ve bedenin bazı kısımlarının simetrisini kaybetme görünümünün
geçici olacağı konusunda çocukların kaygısı giderilmelidir.
Ergen yıllarında
görülen ve çocukların çok şikayet ettikleri terlemelerin sağlıksız işareti
olmadığın ama beden temizliği yönünden özen ve itina isteyen bir durum olduğu
konusunda onlar bilinçlendirilmelidir. Bazı ergenlerin gelişen bedenlerinin
utanç veya psikolojik rahatsızlık duymaları mümkündür. Bunun sonucu onlarda
sakarlık artmakta, kambur oturma, kartal yürüme gibi alışkanlıkları
gelişmektedir.
Kimlik duygusu genç
yetişkinlik yıllarında şu gelişim görevlerinin etkisi altında bireyde yerleşme
olanağı bulabilmektedir.
1)
aileden bağımsız olma duygusunun yerleşmesi
2)
duygusal çelişkileri kabul edebilmeyi öğrenme
3)
oterite ile ilgili ilişkileri düzenleyebilme
4)
cinsellikle ilgili psikolojik olgunlaşmaya ulaşma
5)
kendini güvende hissetme
Topluma
ters düştüğü halde ona yabancılaşmayan yada topluma baş kaldıran gençler alkol
ve uyuşturucu madde alışkanlığı içinde ya güçsüz benliğinin kendine verdiği
acıyı unutmaya çalışmakta yada aşırı bireyselleşme çabası içine düşmektedirler.
Bedensel
gelişmede değişiklikler:
Boy uzaması, ağırlığın
artması, yüzde sivilcelerin olması, hormonların yoğun çalışmasına bağlı
olarak:sık terleme, keskin koku, ses değişmesi. kızlarda melodili bir hal alır.
Erkeklerde ses çatallaşır.
ERGENİN KİŞİLİK GELİŞİMİ
Bağımsızlık arayışı
içindedir. Grubun beğenisini kazanmak önemlidir. Kimlik arayışı içindedir.
İlgi çekmek ister.
Duygusal
Gelişimi: Bencildir hem de fedakardır. Bir lidere körü körüne boyun eğerken
diğer yandan yetişkinlere isyan eder. Karşı cins tarafından beğenilmek ister.
ERGENLİK DÖNEMİDE KARŞILAŞILABİLECEK SORUNLAR
Ergenlerin en hassas
olduğu nokta güç kullanarak hükmedilmeye çalışılmasıdır. Ergen anne ve
babalarından büyüdüğünü kabul etmelerini ne bu konuda tutarlı davranmalarını
bekler. Böyle durumlarda ergen kendini anlaşılmamış ve engellenmiş hisseder. Bu
dönem yoğun bir eleştirme, inceleme, karşılaştırma dönemidir. Kardeşler arası
çatışma yaşar. Kardeşlerinden kendilerini anlamalarını büyüdüklerini fark
ederek saygı göstermelerini beklerler. Anne babalar ergenlik döneminde
çocuklarının kendilerinden uzaklaştıklarını hissederler ve üzülürler. Aslında
ebeveynlerine her zamankinden daha fazla bağlıdır.
Başarı
ergenlik döneminde düşebilir. Nedeni dağılan bilgiyi toparlayamamak , ders
çalışmak için gerekli motivasyonu sağlayamamaktır. Sürekli hayal kurmaktan,
kendilerini verememekten şikayet ederler. Ancak nedenini anlayamazlar. Ergenler
ilgi odağı olmaktan hoşlanırlar. Ergenler heyecanlı ve acelecidirler. Öğretmenlerde
kişilik ve bilgi birikimine dikkat ederler.
Etiketler: