ANNE BABALARA
ÇOCUK YETİŞTİRMEDE ÖNERİLER
Anneler ve
babalar;
Çocuklarınız sürekli bir büyüme ve değişme
içindedir. Sizin çocuğunuz olsa da sizden ayrı bir kişilik geliştirmektedir.
Onu tanımaya ve anlamaya çalışın.
Çocuğunuz, yaşamı deneme ve taklit yoluyla
öğrenir. Ona ayak uydurmakta zorluk çekebilirsiniz. Onları oyunda, arkadaşlıkta
ve uğraşlarında özgür bırakın. Onu her yerde ve her zaman koruyup kollamayın.
Onu, küçük diye şımartmayın. O zaman çocuğunuz hep çocuk kalmak ister. Çocuksu
davranışlar sergiler.
Her istediğini istediği zaman elde
edemeyeceğini onlara öğretin. Onlara, yerli yersiz söz vermeyin. Sözünüzü
tutamazsanız sizlere olan güveni azalır. Çocuğunuza kesin ve kararlı
davranmaktan çekinmeyin. Yoldan saptığını görünce onu sınırlayın. Koyduğunuz
kurallar ve yasakları ona, “aile kuralı” olarak benimsetin. Çünkü hiç
kısıtlanmayınca ne yapacağını şaşırırlar. Ona karşı tutarsız davranışlar
sergilemeyin. Çünkü onlar, tutarsız davranışlarınız karşılığında hem bocalar
hem de onlardan yararlanırlar.
Çocuğunuza sürekli nasihat vermeyin. Onlar
nasihatinizden daha çok davranışlarınızdan etkilenirler. Yanlış yapmaktan
korkmayın. Çünkü çocuklar, bunları çabuk unutur. Birbirinize karşı saygı ve
sevgiyi koruyun. Aranızda saygı ve sevginin azaldığını görmek onları yaralar ve
sürekli tedirgin eder.
Çok konuşup çok bağırmayın. Çünkü onlar yüksek
sesle konuşulanları pek duymazlar. Yumuşak ve kesin sözler, onlarda daha iyi iz
bırakır. “Ben senin yaşında iken....” vb. sözlerle asla kulak asmazlar.
Kendinizle özdeşleştirmeyin. Onları olduğu
gibi kabul edin. Yanılma payı bırakın. Küçük yanılgılarını büyük suçmuş gibi
başına kakmayın.
Korkutup, sindirerek, suçluluk duygusu
aşılayarak usandırmaya çalışmayın. Yaramazlıkları için onları kötü çocukmuş
gibi yargılamayın. Yanlış davranışları üzerine durarak düzeltin. Ceza vermeden
önce mutlaka onu dinleyin. Suçunu aşan cezalar vermeyin.
Onu dinleyin. Çünkü öğrenmeye en yatkın olduğu
anlar, soru sorduğu anlardır. Açıklamalarınız kısa ve özlü olsun. Gerçekleri
söyleyin. Soru sorma şevkini kırmayın ve özenle cevaplandırın.
Onları, yeteneklerinin üstünde işlere
zorlamayın, başarabileceği işler için güdüleyin. Ona, güvendiğinizi belli edin,
onu destekleyin ve çabasını övün.
Onu başkalarıyla karşılaştırmayın,
umut-suzluğa kapılmasın. Yaşının üstünde olgunluk beklemeyin.
Bütün kuralları birden öğretmeye kalkmayın.
Öğrenmesi için zaman tanıyın. Dürüst davranmadığı zaman, çok fazla üstüne
gitmeyin. Onu, yalan söylemeye sevk etmeyin.
Sizi çok bunaltsa da soğukkanlılığınızı
yitirmeyin. Kızabilirsiniz, ama onu aşağılamayın. Yoksa o da sizi yabancıların
yanında güç duruma düşürebilir.
Çocuğunuza karşı haksızlık ettiğinizi fark
ettiğinizde, ona açıklamaktan korkmayınız. Açıklamalarınız, sizi ona daha çok
yakınlaştırır. Bunu zayıflık olarak görmeyin ve kullanmasından korkmayın.
Unutmayın ki, çocuğunuz sizi olduğunuzdan daha
iyi görür. Kendinizi ona karşı yanılmaz ve erişilmez olarak göstermeye
çabalamayın.
Ondan “örnek çocuk” olmasını beklemeyin. Çünkü
o, sizden kusursuz olmanızı beklemiyor. Sevecen ve anlayışlı olmaya çalışın.
Çocuğunuza zorla yemek yedirmeye çalışmayın.
Yemek yedirirken rahat davranın ve sağlıklı yiyecekleri alternatif olarak
sunun. Çocuğunuz onlar arasından seçimini yapacaktır. Çocuğunuzun yeme isteğini
yükseltin. Yediğinden emin olduğunuz yemek veya yemek çeşitlerini mutlaka
sofrada bulundurun
Yemek saatinden önce abur cubur şeylerle onun
karnını doyurmayın. Yemek saatinde, onun acıkmış olması gerekmektedir.
Yemeklerin görüntüsünün iştah açıcı olmasına
dikkat ediniz.
Tatlıyı (çikolatayı, şekeri...) yemeklere
karşı rüşvet olarak kullanmayınız. Böylece tatlının yemeklerden daha çekici
olduğunu düşünmezler. Yemek ya da yemekler arasında seçim yapabilirler. Herkes
için yemek pişirmeyin, onun sevmediği yiyecekleri yenileriyle karıştırın. Yemek
saatlerinin bütün ailenin zevk aldığı bir zaman dilimi olmasını sağlayın.
Çocuklarınız, dövüşür, atışır ve kavga ederler.
Kavgayı önleyemezsiniz ama onunla baş etme ya da daha aza indirmek sizin
elinizdedir.
Çocuklar genellikle günün belli saatlerinde ve belli
durumlarda kavga ederler. Kavganın gerçek nedenini saptamak için ailenizi çok
iyi gözlemleyin ve bunlara çözüm bulmaya çalışın
Çocuklarınız kavga ettiği zaman hakemlik
yapmayın, “kim başlattı” vb. sözlerle tartışmanın içine girmeyin. Onlara
kavgalarla baş etme sorumluluğunu verin. Odadan çıkın, onların sizi
kullanmasına izin vermeyin. Ancak olayın kötüye gittiğini hissettiğiniz
durumlarda araya girin.
Unutmayın; olayın ne kadar dışında kalırsanız
çocuklarınız da kendi aralarındaki anlaşmazlıkları çözmede o kadar yaratıcı
olacaklardır. Çocuklarınıza birbirlerine sevgilerini göstermelerini onlara
öğretin.
Çocuklarınız, zaman zaman şiddet duygusuna
kapılabilirler. Bunu engelleyemezsiniz. Ama şiddet davranışlarını
engelleyebilirsiniz. Bunun için çevreyle ilişkilerinde şiddet hareketlerine
sapmalarını engelleyecek kurallar koyun ve bunları ödün vermeden uygulayın.
Şiddet duygularını bastırmayın, duygularını
size dökmesine fırsat verin. Böylece onları rahatlatmaya çalışın. İçten içe şiddet
ve nefret duygularının gelişmesini engeller.
Çocuklarınıza kitap sevgisini, küçük yaşlarda
kazandırmaya çalışın. Çünkü onlar 0-6 yaşta ne almışlarsa 70 yaşında da o
birikim iledir. Kitaba karşı ilk ilgi ve merakın uyanması, okuma öncesi
dönemine rastlar. Çocuğun eline verilen bol renkli, resimli kitaplar, ona
anlatılan çeşitli öyküler, masallar, oyun oynama düşlerine seslenen dizeler,
tekerlemeler bu dönemde çok önemlidir.
Çocuğun resimli kitabı eline alıp, kendi
kendine yüksek sesle bir şeyler okuyup anlatıyormuş gibi yapması, çözemediği
gizemli harflerin ardından çeşitli dünyaların da olduğunu, kavradığını
gösterir. Okumayı öğrendikten sonra, harflerin ötesinde heyecan uyandırıcı,
şaşırtıcı renkli dünyaların kimsenin yardımı olmadan kendi kendine çözümlemeye
başlar. Artık kitap okuma çocuk için ayrılmaz bir bütün olur.
Okumak; düşünerek, benimseyerek, özümseyerek
bireyin hayat görüşünü belirler. Çocuklarınızın sevgi, dostluk, barış ve iyi
değerleri içeren konulu kitapları okumasını sağlayın. Vurdulu, kırdılı,
ezberciliğe dayanan, kin ve nefret konulu kitapları okumalarına izin vermeyin.
Çocuk kitaplarında çevre, barış, eğitim, sevgi
ve aşk, kadın erkek eşitliği, insan hakları, kuşaklar arası çatışma,
geleneklerle hesaplaşma gibi kavramlarına yer verilmelidir. Bağnazlık ve ön
yargıdan uzak olmalı, ırk üstünlüğü ve din ayrımı gibi inançlar aşılanmamalı,
yurt sevgisi ve ulusal değerler aşılanmalıdır. Uluslararası düşmanlıklar
körüklenmemeli, yiğitlik abartılmamalıdır. İnsan, çocuğa olumlu ve olumsuz yönleri
ile tanıtılmalı, katı ahlak kuralları yerine insani değerler, hoşgörü ve
esneklik esas alınmalıdır.
Etiketler: